15 Eylül 2012 Cumartesi

İncir Kuşları | Sinan Akyüz

İncir Kuşları | Sinan Akyüz
Korkarak başladığım İncir Kuşları bir nefeste bitti.Beklediğimden kötü değildi.Geçişleri farklı da olabilirdi ama ben bu halini de sevdim.

Bosna katliamını okumayı bekleyenler için başlar biraz sıkıcı olabilir.Sıkıcıda değil aslında masum,okuyanı içine çeken bir aşk anlatılıyor.Bir o kadar güzel ve tatlı bir aşk ama biraz aniden gelişen bir aşk.Daha ağır ağır olabilirdi.Tabi ağır olması savaşın anlatılmasını daha geriye bırakırdı.
"Berlin'de bir kez daha anladım ki, sen benim özgürce nefes aldığım Saraybosnam gibisin."
Suada ve Tarık'ın güzel,dolu dolu aşkı arasında giderken İfeta teyzeyi de bir o kadar seveceğinizi düşünüyorum.Aklı başında harika bir Boşnak kadını..
Günler hızla 6 Nisan'a gelirken sayfalarda bir o kadar hızlı geçiyor.Yazarın dili tek kelime ile şahane.Bir tek sayfasında bile sıkılmadan hızla geçebiliyorsunuz.Sonunda bayram'da Bosna'daki insanlarla birlikte sizde o kanlı baklavadan tadıyorsunuz.

Sonrası ise malum herşey tek kelime "Katliam"
Buz gibi ama bir taraftanda yürekleri yakan bir savaşın ortasında buluyorsunuz kendinizi..Hayatları,bedenleri ellerinden alınan kadınlar,en az kadınlar kadar işkence çeken erkekler ve satılan çocuklar.
Suada'nın penceresinden baksanızda diğer insanları da oldukça iyi takip edebiliyorsunuz.Edina'ya yapılanlar,Ayşa,Fadila ve diğer tüm hepsi için ayrı birer işkence hayatı başlıyor.
Savaş Bosna'ya acımasızca çökerken Bosna'lıların dimdik duruşunu okuyorsunuz.
Tüm herşeyden önemlisi de tüm bunların gerçek olması.. 

Okurken ağlayabilirsiniz,okurken tüm bunları yapanlardan nefret edip yapılan işkencelere dayanamayıp yarıda bırakabilirsiniz.Bu katliam'a gözlerini kapatan canilere küfredebilir ve Demirel'in yaptıklarıyla gurur duyabilirsiniz.Okurken o yaşanılanları sizde içinizde yaşayabilirsiniz.Her ölen bir bedenle sizden de birşeyler eksilebilir.
Roman okuyorum bilincinden daha farklı bir sebeple okudum.Daha iyi anlatılanı vardır-yoktur bilemem.Ben sevdim,sevilecek de bir kitap..

Arka Kapak
Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!

Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…

Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.

Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı…

Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.

Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.

Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.

Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları…

Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…

Yayın Evi: ALFA
Yayın Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 328

Birkaç Okuyucu Yorumu:

(Yorumlar Kitapyurdu.com'dan alıntıdır.)
  •  Kitap yaşanananları tüm acısıyla anlatıyor.ama ben kitabı bitiremeden bıraktım.daha fazla okuyamadım.
  •   Konu başarılı ki gerçek olması etkileyici ama dili ne yazık ki çok çok basit kalmış. Çok sıradan gereksiz diyaloglar la doldurulmuş. İsim vererek kıyas yapmak istemem ama bu konuyu işleyen çok daha başarılı romanlar mevcut. İyi niyetle ama çok basit bir anlatımla yazılmış bir kitap. Kısacası profesyonel anlatımdan çok uzak...
  • Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok etkileyiciydi...Kitabı 1 günde okudum elimden bırakamadım hiç sıkılmadan okudum yeri geldi güldürdü yeri geldi o aşkta insanın içini ısıttı ama en önemlisi unutulmuş olan acıları bir kez daha yaşattığı için teşekkürler Sinan Akyüz...Ama yazar Suada`nın hayata tutunma çabalarına, ailesini nasıl bulduğu vb konulara da tam anlamıyla değinseydi daha iyi olurdu düşüncesindeyim ama yine de güzel ve etkileyiciydi çok öfkelendim allah hiç kimseye böyle acılar yaşatmasın herkese tavsiye ediyorum bu kitabı mutlaka okumalısınız...
  • Bosna'da yaşanan insanlık ayıbını gayet sürükleyici bir üslupla anlatmış Sinan Akyüz...Bir akşam vakti başladım ve elimden bırakamadığım için gece yarısı bitirdim.Bittiğinde gözyaşlarım benden habersiz akmaya başlamışlardı bile.Savaşın gerçek yüzü işte bu...
  • Kitabı bir günde okudum bitirdim. Okurken çoğu zaman gözlerimden akan yaşlara engel olamadım. Bir insanlık dramı ve buna kulak tıkayan dünya ülkelerinin ayıbı. Beyaz zambaklar ülkesinde insanlık dışı olaylara maruz kalanlara kulak tıkayanlar için, kendim adıma özür diliyorum. Kitabın yazarına akıcı anlatımından ve bosnalıların yaşadığı dramı dile getirmesinden dolayı teşekkür ederim. Bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim.


9 Eylül 2012 Pazar

Okuyorum: İncir Kuşları - Sinan Akyüz

İncir Kuşları - Sinan Akyüz
Her ne kadar evdeki kalabalıklardan ve hazırlıklardan vakit bulamasamda sonunda okumaya başladım.Bir saat sonra kendimi 80. sayfalarda buldum.Elimde birkaç aydır tuttuğuma pişman oldum keşke daha önce okusaydım.Henüz 96. sayfadayım savaş Bosnaya gelmemiş olmasına rağmen Suada ve Tarık aşkı beni ısıtmaya yetti.Tabi umarım bu durum çok uzamaz ve katliamı okumaya başlarım.
Kitapda Bosna'nın adetleri ve özelliklerinden bahsetmeleri çok hoşuma gitti.

Birde Tarık efendinin sarfettiği sözler.

Şimdilik 63. sayfadaki sözü benim aklımda kalanlar arasında..
"Berlin'de bir kez daha anladım ki, sen benim özgürce nefes aldığım Saraybosnam gibisin."

Arka Kapak
Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!

Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…

Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.

Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı…

Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.

Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.

Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.

Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları…

Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…