18 Aralık 2012 Salı

Okuyorum: Empati | Adam Fawer


Kitabı ne zaman aldığımı bile unuttum ama daha yeni başladım.Kitap aldığımda kullanılmamışken şimdi 5 kişinin elinden geçmişe benziyor.Neyse ki sonunda ödünç alan arkadaşımdan yalanla dolanla kitabımı aldım ve okumaya başladım.Başlardan çıkardığım tek şey en az Olasılıksız kadar karışık.

OLASILIKSIZ'IN YAZARI ADAM FAWER'LA YENİ BİR YOLCULUĞA HAZIR MISIN?
Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz. 
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz. 
Bu kitabı kapatabilirsiniz. 
O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz. 
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz. 
Ama sorun şurada: ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz. 
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz. 
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar. 
Bu nedenle hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz onu yapın. Sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın. 
EDEBİYAT, BİLİM VE FELSEFE RUHUNUZA AKACAK, 
OKUDUKÇA BAĞLANACAK, BAĞLANDIKÇA OKUYACAKSINIZ. 

16 Aralık 2012 Pazar

Beni Yalnız Sen Anlarsın | Emma Burstal

Beni Yalnız Sen Anlarsın | Emma Burstal
Umutsuz Ev Kadınları'nın bir alt versiyonu olup cümle fazlalığı olan bir kitap olmuş.Cümle fazlalığından kastım çok kel alaka kısımlar var.İster istemez o uzun anlatımlar ve uzun ve gereksiz anlatımlar ile kitabın o anki konusundan uzaklaşıyorsunuz.

Çok mu vasat? Hayır değil aslında konusu bir o kadar güzel ama yazarın anlatımında bir sıkıntı var.Ara ara çok eğlendiğim de oldu ama bu anlar çok uzun sürmedi.

İnat ettim ve sırf okumak için okudum.
Atladığım dayanamadığım yerler oldu.
Sonuna kadar okumamda inadımla birlikte Percy'nin hayatını merak etmemin de katkısı var.Hiçbiriyle değil ama onun hayatıyla fazlasıyla ilgilendim.Onun yavaş yavaş kumara olayına gömülmesi,kocası ile ilişkisi,eğitmeni ile arasındaki ilişki derken fazlasıyla ilgi çekiciydi.
Carmen çok bilindik ve en az kitap kadar sıkıcıydı.
Patrice zaten geri planda gibiydi.En azından benim için öyleydi sonuna gelene kadar.
Suzanne tipik kariyer de yaparım çocukta modunda bir kadındı sevemedim.

Hakkını da yemeyeyim son 100 sayfa kala bir hareketlik bir canlanma bir şoklanma oldu.Şoklar kesinlikle çok iyiydi.Ama bu kadar ile kaldı.O son 100 sayfada bile atladığım yerler oldu.

Bu kitabın bana verdiği en iyi ders bundan sonra yayınevine göre kitap almamam gerektiğidir.
Yayın Evi: Epsilon
Yayın Yılı: 2009
Sayfa Sayısı: 448
Arka Kapak
Londra’nın güney batısında yeni açılan şık spor salonuna üye olan dört kadın bir yandan mekik çekip pilates yaparken bir yandan da çene çalıp dertlerini paylaşırlar ve zamanla sıkı dost olurlar.
Bu dostluk onları sıkı sınavlardan geçirir ama birlikte olmaktan vazgeçemezler.
Uzun zamandır mesleğini yapmayan öğretmen Percy, kocasının kıskançlığına boyun eğip hukuk okumasına rağmen ev kadını olan Patrice, sakatlanarak bale kariyerine son vermek zorunda kalıp içmimar olan Carmen ve başarılı bir üst düzey yönetici olan Suzanne…
Kahramanlarımızın kendi hikâyelerini ve birbirleriyle arkadaşlıklarını okurken kitabı elinizden bırakamayacaksınız.

“Eğlenceli, duygusal, hareketli… Bu güzel romanda her şey var!”
Penny Vincienzi

“Eğlenceli ve samimi… Nihayet gerçek kadınlar hakkıında yazılmış bir kitap okudum!”
Amanda Platell
 

16 Kasım 2012 Cuma

Kristin Hannah'tan 'Sevgi Uğruna Yaptıklarımız'

Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi, Gerçek Renkler, Gece Yolu kitapları ile kalbimdeki yeri ayrı olan Kristin Hannah'ın yeni kitabı 'Sevgi Uğruna Yaptıklarımız'  bugün Pegasus Yayınevi aracılığı ile raflardaki yerini alacak.

AYNI ŞEYİN ÖZLEMİNİ ÇEKEN İKİ KADIN... AİLENİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ ÖĞRENECEKLERİ DUYGUSAL VE DOKUNAKLI BİR YOLCULUK…

Yıllar süren uğraşına rağmen çocuk sahibi olamaması Angie Malone’u çok üzmüştür. Acı dolu bir boşanmanın ardından Pasifik Northwest’teki kasabasına döner ve aile restoranının yönetimini devralır. Hayatın dalgalar gibi yükselip alçaldığı West End’de, problemli genç bir kadınla tanışıp arkadaşlık etmeye başlayan Angie’nin hayatı bütünüyle değişmeye başlar.
Angie, Lauren Ribido’yu işe alır çünkü on yedi yaşındaki bu kızda farklı bir şeyler bulur. Aralarında sıkı bir bağ oluşur ve annesi Lauren’ı terk ettiğinde Angie ona kalacak bir yer verir. Ama bu iyiliğin sonuçlarına göğüs gerecek güçte değildir henüz. Biri çocuk özlemi çeken, diğeriyse anne sevgisine hasret bu iki kadın kimsenin hayal edemeyeceği bir şekilde sınanacaktır.

“Harika... Çok dokunaklı... Karakterlerin sıcaklığı ve karmaşık kişilikleri derinlerde kalmış duyguları ortaya çıkarıyor.”
-RT Book Reviews

“Hannah, okuyucuyu karakterlerin hayatına sürükleyip onları kendi arkadaşlarıymış gibi hissettirirken ailedeki acıları ve sevinçleri ele alarak neden kadın edebiyatının yıldızı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.”
-Booklist

“Hannah başkahramanlarının ruh halini derinlemesine yansıtıp hislerindeki ufak farklılıkları betimlemekte çok başarılı.”
-The Washington Post Book World

“Yürek burkucu... Hem acı hem tatlı.”
-Publishers Weekly

15 Kasım 2012 Perşembe

Pucca - Allah Beni Böyle Yaratmış

Kitabın Dr'da ön siparişleri başladı.

Arka Kapak

Sanal âlemin en bilinen isimlerinden PuCCa, hikâyelerine kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitabı "Küçük Aptalın Büyük Dünyası" ile bol bol güldüren, ikinci kitabı "Ve Geri Kalan Her Şey" ile yer yer hüzünlendiren PuCCa, serinin üçüncü kitabı "Allah Beni Böyle Yaratmış"ta "Ayaklarına kadar uzanan simsiyah montu ile Kenan İmirzalıoğlu'nun içerisine bisiklet pompasıyla hava basmışlar gibi duruyordu" diye tanımladığı, şimdiye kadar hiç yazmadığı Ankaralı'yla ilişkisini ve üniversite hayatını anlatıyor...

"Yediğini, içtiğini, gezdiğini gördüğünü değil, bize başına neler geldiğini söyle" dedirten tek yazar olma özelliğini kimselere kaptırmayan PuCCa, bu kez de ilk paragraftan itibaren onu neden bu kadar sevip merak ettiğimizi bize yeniden kanıtlıyor.

Bu arada, bizden duymuş olmayın ama, yine çok güleceğiz!
 


Kristin Hannah'tan Yeni Kitap!


Ateşböceği Yolu'na (Firefly Lane) bağlı.... FLY AWAY kitabı yurtdışında 23 Nisan 2013 de çıkıyor..!!!! 
 
 

7 Kasım 2012 Çarşamba

Allah Beni Böyle Yaratmış


Ve Pucca okuyucularına yeni haberi verdi.Yeni kitabı Allah Beni Böyle Yaratmış'ın çıkışına günler kaldı.

@PuCCa 20'sinden sonra 'Allah Beni Boyle Yaratmis' cikiyor. 25'inde ise TUYAP Kitap Fuari imza gunum var, umarim gelirsiniz. 

6 Ekim 2012 Cumartesi

Okuyorum: Beni Yalnız Sen Anlarsın - Emma Burstal


Kitabı gelmeden almıştım elime yaklaşık 15 gündür kitap elimde sürünüyor.Ama okuyorum inatla okuyacağım.Sadece şimdilik beni pek sarmadı.Tabi benimde bunalımdan bunalıma girmem ve odaya sadece uyumak için gelmemle alakalı bir uzama süresi oldu.
Yinede okuyorum ve okuyacagım :))

Beni Yalnız Sen Anlarsın - Emma Burstall
Londra’nın güney batısında yeni açılan şık spor salonuna üye olan dört kadın bir yandan mekik çekip pilates yaparken bir yandan da çene çalıp dertlerini paylaşırlar ve zamanla sıkı dost olurlar.
Bu dostluk onları sıkı sınavlardan geçirir ama birlikte olmaktan vazgeçemezler.
Uzun zamandır mesleğini yapmayan öğretmen Percy, kocasının kıskançlığına boyun eğip hukuk okumasına rağmen ev kadını olan Patrice, sakatlanarak bale kariyerine son vermek zorunda kalıp içmimar olan Carmen ve başarılı bir üst düzey yönetici olan Suzanne…
Kahramanlarımızın kendi hikâyelerini ve birbirleriyle arkadaşlıklarını okurken kitabı elinizden bırakamayacaksınız.

“Eğlenceli, duygusal, hareketli… Bu güzel romanda her şey var!”
Penny Vincienzi

“Eğlenceli ve samimi… Nihayet gerçek kadınlar hakkıında yazılmış bir kitap okudum!”
Amanda Platell
 

15 Eylül 2012 Cumartesi

İncir Kuşları | Sinan Akyüz

İncir Kuşları | Sinan Akyüz
Korkarak başladığım İncir Kuşları bir nefeste bitti.Beklediğimden kötü değildi.Geçişleri farklı da olabilirdi ama ben bu halini de sevdim.

Bosna katliamını okumayı bekleyenler için başlar biraz sıkıcı olabilir.Sıkıcıda değil aslında masum,okuyanı içine çeken bir aşk anlatılıyor.Bir o kadar güzel ve tatlı bir aşk ama biraz aniden gelişen bir aşk.Daha ağır ağır olabilirdi.Tabi ağır olması savaşın anlatılmasını daha geriye bırakırdı.
"Berlin'de bir kez daha anladım ki, sen benim özgürce nefes aldığım Saraybosnam gibisin."
Suada ve Tarık'ın güzel,dolu dolu aşkı arasında giderken İfeta teyzeyi de bir o kadar seveceğinizi düşünüyorum.Aklı başında harika bir Boşnak kadını..
Günler hızla 6 Nisan'a gelirken sayfalarda bir o kadar hızlı geçiyor.Yazarın dili tek kelime ile şahane.Bir tek sayfasında bile sıkılmadan hızla geçebiliyorsunuz.Sonunda bayram'da Bosna'daki insanlarla birlikte sizde o kanlı baklavadan tadıyorsunuz.

Sonrası ise malum herşey tek kelime "Katliam"
Buz gibi ama bir taraftanda yürekleri yakan bir savaşın ortasında buluyorsunuz kendinizi..Hayatları,bedenleri ellerinden alınan kadınlar,en az kadınlar kadar işkence çeken erkekler ve satılan çocuklar.
Suada'nın penceresinden baksanızda diğer insanları da oldukça iyi takip edebiliyorsunuz.Edina'ya yapılanlar,Ayşa,Fadila ve diğer tüm hepsi için ayrı birer işkence hayatı başlıyor.
Savaş Bosna'ya acımasızca çökerken Bosna'lıların dimdik duruşunu okuyorsunuz.
Tüm herşeyden önemlisi de tüm bunların gerçek olması.. 

Okurken ağlayabilirsiniz,okurken tüm bunları yapanlardan nefret edip yapılan işkencelere dayanamayıp yarıda bırakabilirsiniz.Bu katliam'a gözlerini kapatan canilere küfredebilir ve Demirel'in yaptıklarıyla gurur duyabilirsiniz.Okurken o yaşanılanları sizde içinizde yaşayabilirsiniz.Her ölen bir bedenle sizden de birşeyler eksilebilir.
Roman okuyorum bilincinden daha farklı bir sebeple okudum.Daha iyi anlatılanı vardır-yoktur bilemem.Ben sevdim,sevilecek de bir kitap..

Arka Kapak
Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!

Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…

Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.

Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı…

Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.

Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.

Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.

Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları…

Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…

Yayın Evi: ALFA
Yayın Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 328

Birkaç Okuyucu Yorumu:

(Yorumlar Kitapyurdu.com'dan alıntıdır.)
  •  Kitap yaşanananları tüm acısıyla anlatıyor.ama ben kitabı bitiremeden bıraktım.daha fazla okuyamadım.
  •   Konu başarılı ki gerçek olması etkileyici ama dili ne yazık ki çok çok basit kalmış. Çok sıradan gereksiz diyaloglar la doldurulmuş. İsim vererek kıyas yapmak istemem ama bu konuyu işleyen çok daha başarılı romanlar mevcut. İyi niyetle ama çok basit bir anlatımla yazılmış bir kitap. Kısacası profesyonel anlatımdan çok uzak...
  • Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok etkileyiciydi...Kitabı 1 günde okudum elimden bırakamadım hiç sıkılmadan okudum yeri geldi güldürdü yeri geldi o aşkta insanın içini ısıttı ama en önemlisi unutulmuş olan acıları bir kez daha yaşattığı için teşekkürler Sinan Akyüz...Ama yazar Suada`nın hayata tutunma çabalarına, ailesini nasıl bulduğu vb konulara da tam anlamıyla değinseydi daha iyi olurdu düşüncesindeyim ama yine de güzel ve etkileyiciydi çok öfkelendim allah hiç kimseye böyle acılar yaşatmasın herkese tavsiye ediyorum bu kitabı mutlaka okumalısınız...
  • Bosna'da yaşanan insanlık ayıbını gayet sürükleyici bir üslupla anlatmış Sinan Akyüz...Bir akşam vakti başladım ve elimden bırakamadığım için gece yarısı bitirdim.Bittiğinde gözyaşlarım benden habersiz akmaya başlamışlardı bile.Savaşın gerçek yüzü işte bu...
  • Kitabı bir günde okudum bitirdim. Okurken çoğu zaman gözlerimden akan yaşlara engel olamadım. Bir insanlık dramı ve buna kulak tıkayan dünya ülkelerinin ayıbı. Beyaz zambaklar ülkesinde insanlık dışı olaylara maruz kalanlara kulak tıkayanlar için, kendim adıma özür diliyorum. Kitabın yazarına akıcı anlatımından ve bosnalıların yaşadığı dramı dile getirmesinden dolayı teşekkür ederim. Bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim.


9 Eylül 2012 Pazar

Okuyorum: İncir Kuşları - Sinan Akyüz

İncir Kuşları - Sinan Akyüz
Her ne kadar evdeki kalabalıklardan ve hazırlıklardan vakit bulamasamda sonunda okumaya başladım.Bir saat sonra kendimi 80. sayfalarda buldum.Elimde birkaç aydır tuttuğuma pişman oldum keşke daha önce okusaydım.Henüz 96. sayfadayım savaş Bosnaya gelmemiş olmasına rağmen Suada ve Tarık aşkı beni ısıtmaya yetti.Tabi umarım bu durum çok uzamaz ve katliamı okumaya başlarım.
Kitapda Bosna'nın adetleri ve özelliklerinden bahsetmeleri çok hoşuma gitti.

Birde Tarık efendinin sarfettiği sözler.

Şimdilik 63. sayfadaki sözü benim aklımda kalanlar arasında..
"Berlin'de bir kez daha anladım ki, sen benim özgürce nefes aldığım Saraybosnam gibisin."

Arka Kapak
Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!

Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…

Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.

Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı…

Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.

Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.

Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.

Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları…

Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…

7 Eylül 2012 Cuma

Olasılıksız | Adam Fawer


Olasılıksız | Adam Fawer
Birşey popüler olduğunda soğuyorum.Herkesin elindeki kitap bana itici geliyor.Yada sürekli konuşulanlar.Sırf bu yüzden Olasılıksız listemde olup almayı hep ertelediğim kitap oldu.Sonunda kitaplığıma geldiğinde,sayfalarının arasında kaybolacağımı bilsem bu kadar beklemezdim.

Başlarda biraz karışık gibi gelen kitap birkaç sayfa sonra içine çekiyor.Aslında karışıklığı da bir anda birkaç kişiyi anlatmasından kaynaklı.Kim kimdi önce bir algılayamıyorsunuz.Sonra kitap ilerledikçe Olasılık konuları size bir o kadar sevimli ve sürükleyici geliyor.
Caine'in durumunu anlamaya çalışırken Jasper'in kardeş bağı ve Nava'nın içine düştüğü durumlar sizi birkaç saat içinde alıp götürüyor.
200'lü sayfalara geldiğinizde zaten o andan itibaren Laplace'nin şeytanı sizi de alıp olayların tam ortasına atıyor.Olasılık,fizik gibi konulara  uzak insanlar bile sırf meraktan okuyacaklardır.
Yazarın dili,akıcılığı tek kelime ile şahane..
300'lü sayfalardan sonra artık tüm dünya ile bağınız kopabilir.Nefes almayı unutup olaylara kendinizi kaptırabilirsiniz.Kitabı bitirip kenara koyduğunuzda da aksiyon filmi izlemiş kadar oluyorsunuz.

Soluksuz okunabilecek şahane bir kitap, kaçırılmayacak kadar iyi..
Yayın Evi: APRİL YAYINCILIK
Yayın Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 475
Arka Kapak
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parka baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..

Birkaç Okuyucu Yorumu:

(Yorumlar Kitapyurdu.com'dan alıntıdır.)
  • Çok sürükleyici bir kitap. Kitap okumayı pek sevmeyenlere ya da hemen sıkılanlara tavsiye edebilirim.
  • Kitabın aksiyon kısmında hiçbir eksiği, atlanmışı, gediği bulamazsınız. Nefis kurgusu size başka bir dünyanın kapılarını açacak. Ancak kitap bir aksiyon romanı değil. Aslında matematik ile varoluş felsefelerini inceleyen ve matematik ile fizik ötesini arayan, anlatan bir inceleme. Okumak için yerinizde duramayacağınız; hayatı erteleyip başka boyutlarda dolaşma hissinin cazibesinden kaçamayacağınız bir eser. Modern felsefenin normal dediğimiz insanlarla karşılaşma şekli. Her kitapseverin kesinlikle sahip olması gereken eser.
  • Gerçekten merak ettiğim bir kitaptı. Bir solukta okunuyor adeta. Zaman kavramı, ihtimaller, ve aslında aynılarını bizim de yaşayıp ama o olasıklıkları , o değişimleri kendimiz gözümüz önüne getiremediğimiz, sonuçları çoğunlukla yaşadıktan sonra gördüğümüz için bunun farkına varamıyoruz sadece.
  • Olasılığı olmayan yani olasılıksız yoktur. Her şeyin olma ihtimali vardır. Bu, geleceğinin tercihlerini en doğru şekilde yapmak için toplu bilinçaltından faydalanmak ya da tesadüf olduğunu düşündüğümüz ama aslında bir amacının olduğunu anladığımız olaylar olabilir. Gerçekten kesinlikle okumaya değer bir kitap...
  • Gerçekten mükemmel ötesi bir kitap. Bu güne kadar nasıl okumadığıma şaşırdım. Olayları anlatılışını okurken gözünüzde tüm ayrıntıları canlandırabiliyorsunuz. Özellikle o patlama sahnesini birebir yaşadım sanki :). kesinlikle okunması gereken, okurken düşündüren, öğreten, heyecanlandıran bir eser.

2 Eylül 2012 Pazar

Kitap Alışverişi

Birkaç gündür yüzümde çıkan sivilcelere rağmen mutluyum.Mutluluğumun bugünde devam etmesi kısa yoldan iki kitap elde etmemle devam etti. =)
 Geçen gece Kitapyurdu'nda dolanırken kargo ücreti ödeyen ürünlere bakma ihtiyacı duydum.Sonra şu mıknatıslı ayıraçlarbana bir şeker geldiler ki sormayın.Ayıraçları sepete attım anında.Sonra baktım paket boş gelecek attım içine Kürk Mantolu Madonna'yı..

Siparişi verdikten sonra bastı bir heyecan.O kadar kitap var okunmayı bekleyen ama yeni kitap heyecanı ayrı bir şey hatta tarifsiz.Kargom gelecek diye evde oturup beklemekten sıkılınca attım kendimi markete.Ordada kitapların indirime gireceği tutmuş.Hazır anneminde kredi kartı bendeyken al birtane dedi içimdeki ses bende dinledim. 7.90'a Beni Yalnız Sen Anlarsın - Emma Burstall'ın kitabını da aldım.
Kısaca aldığım kitaplar;
1- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
2- Beni Yalnız Sen Anlarsın - Emma Burstall

1- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.S
 

2- Beni Yalnız Sen Anlarsın - Emma Burstall
Londra’nın güney batısında yeni açılan şık spor salonuna üye olan dört kadın bir yandan mekik çekip pilates yaparken bir yandan da çene çalıp dertlerini paylaşırlar ve zamanla sıkı dost olurlar.
Bu dostluk onları sıkı sınavlardan geçirir ama birlikte olmaktan vazgeçemezler.
Uzun zamandır mesleğini yapmayan öğretmen Percy, kocasının kıskançlığına boyun eğip hukuk okumasına rağmen ev kadını olan Patrice, sakatlanarak bale kariyerine son vermek zorunda kalıp içmimar olan Carmen ve başarılı bir üst düzey yönetici olan Suzanne…
Kahramanlarımızın kendi hikâyelerini ve birbirleriyle arkadaşlıklarını okurken kitabı elinizden bırakamayacaksınız.

“Eğlenceli, duygusal, hareketli… Bu güzel romanda her şey var!”
Penny Vincienzi

“Eğlenceli ve samimi… Nihayet gerçek kadınlar hakkıında yazılmış bir kitap okudum!”
Amanda Platell



Son olarak bunlarda 6 tanecik 6 liraya aldığım mini minnacık mıknatıslı ayıraçlarım.Sırf bunlar için kitap aldım gibi birşey oldu. =)


Ve sorunsuz alışverişi için Kitapyurdu.com'a teşekkürler.

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Kitapkolik.net çekilişi

kitapkolik.net  maxkitap.com sponsorluğunda yeni bir çekiliş yapıyor. :)

Kazanan 3 kişi istediği bir kitabı alacak daha ne olsun? 

Tık

Kitaplaşma Etkinliği - 2

Rüzgara Doğru'ya burdan hem etkinlik için hemde benimle o kadar ilgilendiği için ayrıca teşekkür ediyorum.İlk eşleşmede sorun olunca anında kolları sıvayıp işe girişti. :)
Vee Rengarenk Daphne ile eşleştik.Bayram sonrasına kargoların aksaması ile daha da heyecan yaptım denebilir.İllaki gidip kitap alıyor insan ama  kargo'nun tatlı heyecanı başka annem bile hemen açda bakalım diye başımda bekledi. =))
İçinden çıkan Doğadan çaylarını görünce gerçekten çok şaşırdım.Kahveden çok kullandığım çayları gönderirken gerçekten hissetmiş olmalı? :) Kahve çıksa bu kadar mutlu olmazdım.
Ben paketime ve içinden çıkanlara bayıldım.Kitabın arka kapağını okuduğumda tam benlik dedim.
Tekrar tekrar teşekkür ediyorum. ^_^

23 Ağustos 2012 Perşembe

Kitaptan Kuleler #1


 Euphoric Kitaptan Kuleler diyerek bir etkinlik başlatmış.Baktım baktım herkes kulesini paylaşıyor neyim eksik dedim.Benim kule az biraz ufak oldu ama anca bundan sonrakilere daha uzun kulelerle gelirim. :))

1-Julian Sırrı - Gregg Loomis
Okuyanların dilinden düşmeyen benimse hala okuyamadığım kitap.Etkinlikten gelen kitabım kendisi hala okunmayı bekliyor.Bir türlü sıra gelmedi.Çok değil bir iki yada üç aydır bekliyor.Yazarın ilk defa kitabını okuyacagım için korkuyorda olabilirim.

2-Canan - Peyami Safa
Heyecan verici ve o dönemlerdeki akıcı romanlardanmış. Okuyanlarının yalancısıyım.
Bu gidişle 10 yıl sonra hala Kitaptan Kuleler etkinliği olursa bu kitabı ordada görürsünüz.Kitap en az benimle yaşıt.Okuyamıyorum.Her seferinde başlayıp bırakıyorum.Kendileri Peyami Safa'dan soğumama sebeb oluyor. 

3- Koza Kelebeği Bilmez -Robin Sharma
"Koza için hayatın sonu olarak görünen şeyi, ustalar kelebek olarak görür."
 Etkinlikten gelen ikinci kitabım bekle okuyacağım seni. :(

4- İncir Kuşları - Sinan Akyüz
Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…diyerek tanıtılsa da ben alırken BOSNA KATLİAMINI anlatıyor diye aldım.
Henüz başlayamadım ama bu tamamen benim Yazarın İlk Defa Kitabını okuma korkumdan kaynaklanıyor.Hassas oldugum noktayı birinin kaleminden okumanın korkusuda var.Elimdeki kitabı bitirir bitirmez Suada'nın hayatında savrulacağım.

5-Büyük İskender - Paul Doherty
Etkinlik kitaplarımdan 3.sü oluyor kendileri..
"Paul Doherty, bu etkileyici eserinde, yaklaşık 2500 yıl önce gerçekleşmiş bir cinayetin ardında yatan gerçekleri, zaman ve mekan sınırlarını aşan bir dedektiflik başarısıyla gün ışığına çıkarıyor. "

Etkinliğe katılmak oldukça basit benimde kulem var bende yayınlayacagım diyen herkes katılabilirmiş. :))

Boll Boll Çekiliş


1-) Kahverengi,Pembe ve Mavi bunlarda nedir diyenleri alalım aşağıdaki linke? :))

2-) Puslu Kıtalar Atlası-İhsan Oktay Anar

3-) 100. takipçi şerefine patlat ordan bir çekiliş :)) - Gabriel Garcia Marquwz | Benim Hüzünlü Orospularım

4-) Kitapları gördükten sonra katılmamak elde değil!

5-) Melekler Sokağı ve Semerkant. Katılmayan pişman :))

6-) Anne Baba Olma Sanatı | İlkim Öz Tan

7-) Yarım Yüzlü Adam

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Okuyorum: Olasılıksız-Adam Fawer


 Olasılıksız-Adam Fawer
Biraz geç olsa da Olasılıksız'a başlayabildim.
Çok ilerleyemeden araya bayram girse de en kısa zamanda okumak niyetindeyim. :) 

Arka Kapak >>Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parka baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..

14 Ağustos 2012 Salı

Gece Yolu | Kristin Hannah

 
 Gece Yolu | Kristin Hannah 
Elinize bir Kristin Hannah kitabı almışsanız koltuğa rahatça oturun ve tüm dikkatinizi ona verin.O size herşeyin en iyisini sunabilen nadir yazarlardan.
Aynı yazarın okuduğum 4. kitabı oluyor.İlk üç kitap arasında favorim Ateşböceği Yolu iken şimdi sorsanız kararsız kalırım.Gece Yolu sadece 1 gün sürdü.En çokta bittiğinde üzülüyorsunuz.Devam etseydi ne olurdu? 
Lexi ve Mia'nın dostluklarıyla içiniz ısınırken onların çekingen,bir adım geriden gelen hayatları bazen size tanıdık geliyor.Jude ve annelik duyguları yaşanmış,yaşanmamış hayatlar arasında gelip giderken keşkelerin değerini birkez daha anlıyor insan.Kitabı okurken Jude-Zach-Mia ve Lexi için birkez de siz keşke diyeceksiniz.
Keşkeler,sorumluluklar,yalanlar gencecik hayatların yönünü değiştirirken saatte sayfa hızınız 100 olabilir.Kristin en iyi kitabını yazmış.Akıcılığın doruğunda şahane bir kitap olmuş.İlk sayfalarından insanı içine çeken nadir romanlar vardır Gece Yolu onlardan biri olmuş. 
Ben elime ilk aldığımda içinde kayboldum.Farradayların bir anda savrulan hayatlarında bende savruldum.
Zach'in aşkı ise kadınların kalbini ısıtacak ve yılın en samimi aşkı seçilecek cinsten.
Son olarak,
Kristin okuyucuları bilir ki bu hatun en az bir kez o kitabında sizin gözlerinizin dolmasını sağlar.
Ve teşekkürler Kristin yine yapacağını yaptın. :)

İlk defa bir Hannah kitabı okuyacaksanız bu kitap ile başlayın derim.Cümleler ancak bu kadar hızla birbirini kovalayabilir.

  Yayın Evi: Pegasus
Yayın Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 496
Arka Kapak >>
Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi ve Gerçek Renkler kitaplarının yazarı Kristin Hannah’ın aşka ve kaybetmeye dair dokunaklı yeni romanı

Hayat size bir dizi seçenek sunar. Beklemek... Geçmişe tutunmak... Unutmak... Affetmek...
Siz hangi yolu seçerdiniz?

On sekiz yıldır çocuklarının ihtiyaçlarını her şeyden üstün tutan Jude Farraday’in ikizleri Mia ile Zach zeki ve mutlu birer gençtir. Defalarca evlatlık verilen ve karanlık bir geçmişe sahip olan Lexi kısa sürede Mia’nın en yakın arkadaşı ve bu birbirine bağlı ailenin de bir parçası olur.
Jude çocuklarının iyi bir yaşam sürmesi ve tehlikelerden uzak olmaları için her şeyi yapmıştır. Ancak lisedeki son yılları hepsini büyük bir sınavdan geçirir ve sıcak bir yaz gecesi, verilen yanlış bir kararla hepsinin hayatları altüst olur. Farraday ailesi göz açıp kapayıncaya kadar paramparça olacak, Lexi her şeyini kaybedecektir. Sonraki yıllarda, hepsi o gecenin doğurduğu sonuçlarla yüzleşir ve unutmaya çalışır. Ya da affetme cesaretini kendinde bulmaya...
Hayat dolu ve evrensel bir roman... Gece Yolu annelik, kimlik, aşk ve affetmeye dair soruları derinlemesine işliyor. Hem kaybetmenin verdiği şiddetli acıyı hem de ümidin hayret verici gücünü gözler önüne seren aydınlatıcı, yürek parçalayıcı bir roman. Kristin Hannah aile özlemi, insan kalbinin direnci ve sevdiklerimizi affetme cesaretine dair unutulmaz bir hikâyeyi olabilecek en iyi şekilde anlatıyor.

“Gece Yolu insan ruhunun affetme konusundaki eşsiz gücüne dair özel bir kitap.” -New York Journal of Books

“Gece Yolu’nu okuyup da hikâyesinden ve karakterlerden etkilenmemeniz imkânsız. Kitabı bitirdikten sonra bile etkisini birkaç gün üzerinizden atamayacaksınız.” -The Huffington Post

“Gece Yolu’nu son sayfasına kadar ağlayarak okuyacaksınız.” -The Daily Mail


Birkaç Okuyucu Yorumu:

(Yorumlar Kitapyurdu.com'dan alıntıdır.)
  • Bir kitap nasıl böyle güzel olur anlatamam ancak okuyarak görebilirsiniz ağlayarak okuduğum tek kitap buydu kitap bittiğinde ona sarıldığımı fark ettim 2 günde okudum ve bitti diye çok üzüldüm kitabı okurken bende onlarla birlikte yaşadım mükemmel bir kitap.
  • Kitabın ilk başlarında biraz sıkılabilirsiniz, belli bir rutin hayatı anlatan bir kitap gibi geliyor ama kitabın yarısına gelmeden yaşanan bir olay kaakterlerin hayatını nasıl etkiliyor görüyorsunuz.Kitabın sonarında gözyaşlarıma engel olamadım.Zaten bu yazarın şu ana kadar çıkan bütün kitaplarını beğenerek okudum.Hepsinde de benim için ayrılmış gözyaşı vardı. Kesinlikle okuyun derim. 
  • Yazar; arkadaşlığı,aşkı, ölümü, hüznü o kadar ustalıkla somutlaştırıyor ki, elinini uzatsanız tutabilekmişsiniz gibi geliyor. Her kitap mutlaka bir yerinizden yakalıyor sizi.Yaşantınızı gözden geçirmek ve bakış açınızı değiştirmek için mükemmel kitaplar, mutlaka okuyun.
  • Kristin Hannah yine, yeniden harikalar yaratmış. Gözyaşı sağnağı ile tek bir bir kelimesini kaçırmadan okuyabilmek adına kendimi öylesine kaptırmışım ki...
    Kitabı bitirdikten birkaç saat sonra 3,5 yaşında ki yeğenim "Neden Ağlıyorsun Teyze" diye sordu."Ağlamıyorum" dediğimde parmağını gözbebeğime değdirdi ve "ama burada gözyaşı var, hem kirpiklerinde ıslak" dedi. Aslında tek kelime ile yorumsuz bir kitaptı, yine de bu yorumu paylaşmak istedim.
    Bu muhteşem kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.
      

10 Ağustos 2012 Cuma

Okuyorum: Gece Yolu-Kristin Hannah


Her gün sahur hazırla,iftar hazırla,misafir ağırla,çay ver diye dolu dolu geçse de zamanlarım sahurdan sonra hikaye yazmaktan vakit ayırıp bir şekilde yine alıyorum kitaplarımı elime..
Bir Hannah kitabı bitirip hemen diğerine başladım. 
Yorumlardan sonrada tek isteğim ağlatma beni Kristin.

Arka Kapak >>

Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi ve Gerçek Renkler kitaplarının yazarı Kristin Hannah’ın aşka ve kaybetmeye dair dokunaklı yeni romanı

Hayat size bir dizi seçenek sunar. Beklemek... Geçmişe tutunmak... Unutmak... Affetmek...
Siz hangi yolu seçerdiniz?

On sekiz yıldır çocuklarının ihtiyaçlarını her şeyden üstün tutan Jude Farraday’in ikizleri Mia ile Zach zeki ve mutlu birer gençtir. Defalarca evlatlık verilen ve karanlık bir geçmişe sahip olan Lexi kısa sürede Mia’nın en yakın arkadaşı ve bu birbirine bağlı ailenin de bir parçası olur.
Jude çocuklarının iyi bir yaşam sürmesi ve tehlikelerden uzak olmaları için her şeyi yapmıştır. Ancak lisedeki son yılları hepsini büyük bir sınavdan geçirir ve sıcak bir yaz gecesi, verilen yanlış bir kararla hepsinin hayatları altüst olur. Farraday ailesi göz açıp kapayıncaya kadar paramparça olacak, Lexi her şeyini kaybedecektir. Sonraki yıllarda, hepsi o gecenin doğurduğu sonuçlarla yüzleşir ve unutmaya çalışır. Ya da affetme cesaretini kendinde bulmaya...
Hayat dolu ve evrensel bir roman... Gece Yolu annelik, kimlik, aşk ve affetmeye dair soruları derinlemesine işliyor. Hem kaybetmenin verdiği şiddetli acıyı hem de ümidin hayret verici gücünü gözler önüne seren aydınlatıcı, yürek parçalayıcı bir roman. Kristin Hannah aile özlemi, insan kalbinin direnci ve sevdiklerimizi affetme cesaretine dair unutulmaz bir hikâyeyi olabilecek en iyi şekilde anlatıyor.

“Gece Yolu insan ruhunun affetme konusundaki eşsiz gücüne dair özel bir kitap.” -New York Journal of Books

“Gece Yolu’nu okuyup da hikâyesinden ve karakterlerden etkilenmemeniz imkânsız. Kitabı bitirdikten sonra bile etkisini birkaç gün üzerinizden atamayacaksınız.” -The Huffington Post

“Gece Yolu’nu son sayfasına kadar ağlayarak okuyacaksınız.” -The Daily Mail

9 Ağustos 2012 Perşembe

Kış Bahçesi | Kristin Hannah



 

 Kış Bahçesi | Kristin Hannah
 
Kitabı bitirdiğinizde Kış Bahçesi ismi o kadar anlamlı ve güzel gelecek ki size daha da seveceksiniz. Kristin Hannah kalemini konuşturmuş.İlgisiz bir annenin etrafında dönen basit bir hikaye gibi geliyor başlarda ama yavaş yavaş masallarla sürükleniyorsunuz.Hikayenin içinde olmasını başlarda biraz garipsedim derken bir anda asıl karakterleri bırakıp sadece masalı dinlemek istedim.
Anya'nın karakterini çözmeye çalışırken Vera'nın hayatında kayboldum.
Mere ve Nina'nın zıt hayatlarını da unutmamış Kristin merak edenlere onların neler yaptığını de eklemiş sonlarda en çok buna sevindim.Kitabın sonuna doğru geldikçe içim burkuldu.
Vera'nın,Anya'nın,Meredith'in keşkeleri arasında kaybolup gidiyorsunuz.Şurdan sonra akıcıydı diyemiyorum her satırı su gibi akıp geçti.Bir süre sonra merak duygunuz sizi ele geçirip daha da hızlı okumanızı sağlayacak ve bir bakmışsınız sonsöz'desiniz.

Kitabı alırken beni tarih kısmı korkutmuştu.Tarihi severim ama bu sefer başka bir milletin tarihini okuyacaktım.Ama korkum yersiz çıktı.Sıkılmaktan ziyade merakla okudum.

Son olarak bu kitabında da gözlerim oldu Kristin bir kere de yapma şunu olur mu?

Arka Kapak >>
Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde kalıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya’nın yanında bulacaktır. Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır.
Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar.
Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzememektedir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningrad’da başlayıp günümüz Alaska’sına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Nina’nın gerçeği açığa çıkarma konusundaki saplantısı, onları annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik bir yolculuğa sürükler.
İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyen Kış Bahçesi, hem epik bir aşk hikâyesi hem de yaşamları kesişen kadınların detaylı bir portresi olması bakımından nadir bulunur bir eser. İlham verici şiirsel yazımıyla, son sayfa okunduktan uzun süre sonra bile okuyucunun aklından çıkmayacak.
“Okuyucular, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar.”
-Publishers Weekl

Yayın Evi: Pegasus
Yayın Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 512


Birkaç Okuyucu Yorumu:

(Yorumlar Kitapyurdu.com'dan alıntıdır.)
  • Başlarında bitiremeyeceğimi sandığım fakat sonlarında bitmesin diye düşündüğüm keyifli bir kitap...insanın ailesiyle olan ilişkilerini gözden geçirmesini ve her hayatın neler gizlediğini çok güzel bir dille anlatmış yazar...tavsiye ederim.
  • Bu kitap atesbocegiyolu kizlarindan da guzeldi.Tek kelime ile Muhtesem.Hele sonlarina dogru elinizden birakamiyor,bitmesini de istemiyorsunuz. Ama Surpriz bir final ile sonlaniyor.Mendillerinizi hazirlayin.Simdi de ucuncu kitabini okuyacagim.Onunda muhtesem olduguna eminim.
  • Çok güzel bir hikaye, çok güzel bir kurgu. Gerçi ben bazı detayların romanların içerisinde çok fazla anlatılmasına karşıyım bence bunlar aşkı bozan detaylar, her şeyi o kadar derin yazmaya gerek yok. Okuyanlar ne dediğimi anlamışlardır. Fakat olaylar çok güzel kurgulanmış, karakterler çok güzel kurgulanmış. Aşk her millette çok güzel, savaş her millette çok korkunç..  
  • Ilk 200 sayfasına katlanabilirseniz, sonu cok etkıleyıcı tarihi bır roman halını alıyor. Gecmıste gecen kısım cok etkıleyıcı yazılmıs. Sankı bu donemdekını yazan kısı ılkokul ogrencısı, gecmısi yazan nobel odullu gıbı arda adaglar kadar fark var. Ama sırf tarihı okumak ıcın deger. Cok etkıleyıcıydı. 

Çekilişler



Şanssızlığımı daha fazla vurgulamamak adına ben katılmıyorum. Ama duyurmadan olmaz değil mi? =)

1- Tık

2- Tık

7 Ağustos 2012 Salı

Diriliş: Çanakkale 1915


Tarih araştırmacısı ve yazar Turgut Özakman'ın Diriliş adlı eserinden beyazperdeye aktarılan film yönetmenliğini Yeşim Sezgin üstleniyor. Yapım firması Fida Film. 
Çekimlerin tamamı da Çanakkale çevresinde gerçekleştiriliyor. Balkan savaşının sonrasında yorgun olan halkın , dirilip tekrar kendine gelişleri ve Çanakkale'de onlar için hazırlanmış koskocaman bir ordu karşısında kazandıkları zafer filmde olabildiğince gerçekçi bir şekilde gözler önüne serilmeye çalışılıyor.

Turgut Özakman ile tanışmayan var mıdır? Benim kalbimin en değerlisi Şu Çılgın Türkler'in  kıyemtli yazarı.Zaten işin içinde o olduğu için bir anda tüm dikkatimi bu filme verdim.
Ve bugün filmden ilk fragman geldi.En az Fetih:1453'de ki kadar içim kıpır kıpır.Anında her yerde fragmanı paylaşmaya başladım.Duymayan görmeyen kalmasın değil mi?

Vizyon Tarihi: 18 Ekim 2012 

Buyrun İlk Fragman

Filmin belli ki müzikleride etkileyici olacak ama kadrosunu da bir o kadar beğendim.

Şevket Çoruh
    Rol: Bigalı Mehmet Çavuş

    Barış Çakmak
    Rol: Binbaşı Ali

    İlker Kızmaz
    Rol: Mustafa Kemal Paşa

    Bülent Alkış
    Rol: Binbaşı Mahmut Sabri

    Serkan Ercan
    Rol: Yüzbaşı Mehmet Hilmi Şanlıtop

    Ufuk Bayraktar
    Rol: Seyit Onbaşı

    Emre Özcan
    Rol: Asteğmen Muharrem 

Görüldüğü üzere kadro tam lokum kıvamında. Ufuk,Şevket,Serkan ve İlker isimleri benim için oyunculuklar tamamdır ağa dedirtti. Yalnız kafamı kurcalayan kısım 6 ayda herşey bitti mi gibi haberlerin çıkması..
6 ay bana kısa bir süre gibi geldi. Birde Fetih filmini düşününce herhalde Fetih'in 3 sahnesi anca çekilmiştir o sürede.Fragmanını beğendim.Dilerim Turgut Özakman'ın kalemine değen bir yapım olur.
Yinede sonuç ne olursa olsun tek isteğim saçma sapan filmlerin değilde adam gibi filmlerin gişe yapması olduğu için iki kez gider iki kez para veririm.

Şimdi merakla Ekim'i bekliyorum.

Filmin Twitter ve Facebook Sayfaları >
http://www.facebook.com/Canakkale1915Filmi
 https://twitter.com/Canakkale__1915